Küresel belirsizlik çağında hayatta kalmanın anahtarı: Kendi teknolojini üretmek

Dünya genelinde hukuk kavramının ve insan haklarının etkisini yitirmeye başladığı, uluslararası ilişkilerin ise eski gücünü kaybettiği sert bir döneme tanıklık ediyoruz. Bu yeni düzende, savunma mekanizmaları yetersiz olan ülkelerin açık hedef haline geldiği gerçeği, son dönemde yaşanan bölgesel çatışmalarla bir kez daha kanıtlandı.
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da gençlerle buluştuğu etkinlikte tam da bu noktaya parmak basarak, öz kaynaklarla geliştirilen askeri teknolojilerin bir ülkenin geleceği için artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Savaş meydanlarındaki ihtiyaçlar evrilirken, tek bir askerin bile kullanabileceği kadar pratik ama etkisi büyük olan füzeler öne çıkıyor. Türkiye’nin bu alanda geliştirdiği UMTAS ve KARAOK gibi tanksavar sistemleri, özellikle zırhlı araçları etkisiz hale getirme konusundaki başarısıyla küresel ölçekte dikkat çekiyor. İkinci’nin ifadelerine göre, dünyada bu tip teknolojileri üretebilen ülke sayısı oldukça sınırlıyken, Ukrayna gibi aktif çatışma bölgelerinde bu silahlara duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Türkiye’nin bu mühimmatları dışa bağımlı kalmadan kendi imkanlarıyla üretebilmesi, stratejik açıdan büyük bir avantaj demek.
Teknoloji ve nitelikli insan kaynağının buluşması
Savunma sanayiinde ulaşılan seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için sadece makinelere değil, bu sistemleri tasarlayacak zihinlere de ihtiyaç var. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda, hem üniversite hem de lise öğrencilerinin yoğun ilgisi sektörün geleceği adına umut verici bir tablo oluşturdu. Rektör Prof. Dr. Faruk Yiğit, akademik başarıyı sanayi tecrübesiyle birleştirmenin önemine değinirken; Murat İkinci de savunma sektörüne duyulan ilginin artmasının, daha fazla yerli teknoloji geliştirilmesine doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.







